14 Aralık 2009 Pazartesi

Louboutin tasarımı Le Rituel


Haber biraz eski olabilir ama fotoğraf yeni:) üstelik vitrindeki haliyle... Dido sağolsun, Londra bombalarına devam ediyor:)
Bizler için Selfridges vitrinindeki güzeller güzeli Louboutin tasarımı Le Rituel'in fotoğrafını çekmiş. Kadın ayakkabısından şampanya içme ritüelinden ilham alarak tasarlanmış. 14 cm'lik topukları, şampanyayı ve aslında hepsinden öte bir geleneği hatta fantazyayı sizlere bu tasarıma 350 sterlin'e sahip olabilirsiniz:)

13 Aralık 2009 Pazar

Lv Noel Vitrini Paris

Doğanay Tuna

Shopcolic ajanları Avrupa'nın dört bir yanında Noel vitrini fotoğrafları yollamaya devam ediyor:)
Bu defa fotoğraflar Paris'ten geldi, gördüğünüz gibi Louıs Vuıtton vitrini, kocaman ışıl ışıl LV monogramları vitrini süsleyen...
Fotoğrafları çekip bana yolladığı için Doğanay'a çok teşekkür ederiim,
Bu arada birinci fotoğrafta mağazaya doğru kalabalık arasından yürüyen beyaz bereli teyzenin ikinci fotoğrafta tek başına vitrine bakıyor olmasına en çok bayıldım, çok şeker
:)

12 Aralık 2009 Cumartesi

Nixon Saatler Beymen Blender'da

Pembe ve güzel olan herşeyi bloga koyma geleneğimizi bozmuyoruz:)
Ben hala Casio saatimden sıkılmamış olsam da, Toywatch saatlerden kesinlikle sıkıldım ve bu çok şeker bir alternatif gibi görünüyor. Fiyatı ne kadarmış en kısa zamanda öğrenmek gerek, öğrenir öğrenmez de size haber vermek:)
Beni bu saatten haberdar ettiği için Öykü'ye teşekkür ediyorum
:)

10 Aralık 2009 Perşembe

Galatamoda izlenimleri


Soğuğa ve yağmura rağmen Galatamoda'ya bugün oldukça ilgi olduğunu söyleyebilirim. Festivalin anavatanı olan Galata'ya dönmesi gelen geçenin daha fazla olduğu Galata'da kuru kalabalığı arttırmış olsa da alışveriş yapanlar da vardı. Sanırım artık çadırları biraz daha büyütmeleri gerekiyor çünkü her çadırın içi o kadar kalabalıktı ki ben bile pes edip neredeyse hiç bir şeye bakamadan olay yerinden ayrıldım:)
Bu arada Bahar Korçan'ın şahane elbiselerinde gözüm kaldı tabii yine, bir de çok güzel kolyeler vardı.(80 TL.)
Özlem Ahıakın'ın da yine çok güzel elbiseleri vardı ve zaten oldukça ilgi gördü, hatta bazı elbiseler sabahtan itibaren satılmış ve ben gittiğimde saat 13.00 olmasına rağmen bazı elbiseler için satış yapmak yerine sipariş almaya başlamıştı. Elbiselerin fiyatları 200-290 TL arası değişiyordu.
Beste Gürel'in tasarımlarının olduğu çadırdaki çok renkliliği ve saç aksesuarlarını çok beğendim. Özlem Süer'in de siyah, beyaz ve krem renklerin hakimiyetindeki koleksiyonunda da özellikle günlük giyim için güzel elbiseler vardı.
Bunu saymıyorum, bir kaç gün içinde tekrar gitmem gerekiyor ve bu sefer soğuğa, kalabalığa kendimi hazırlayıp gitmeliyim:)
Ne aldın derseniz AyşeDeniz tasarımı şahane bir boyun aksesuarı:) bu arada pleksi kolyelerin de ( 20 TL) çok şeker olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Zaten çadırdaki pek çok şey tükenmişti bile. Elinizi çabuk tutun
:)

08 Aralık 2009 Salı

Londra'dan Noel Vitrini


Selfridges vitrinlerini her zaman çok severim. Bu yıl da yine Noel için dekore ettikleri vitrininin fotoğraflarını görür görmez bayıldım. Vitrinleri kimin tasarladığını ise biliyoruz ama bilmesek de bakınca tahmin etmek çok zor olmazdı. Vivienne Westwood elbette!:)
Bizimkiler de hala bir çam ağacı, üç beş tane nar koyarak Yeniyıl ve Noel vitrini süslediklerini düşünüyorlar.
Fotoğrafları çekip bana yollayan Dido'ya çook teşekkür ederim
:)

06 Aralık 2009 Pazar

Feriköy Pazar İzlenimleri

Öncelikle Feriköy'deki pazarın artık her hafta kurulacağının haberini vermek istiyorum. Sanırım geçen yazımda bunu söylemeyi unuttum.
Bugün hava yağmurlu ve soğuk olduğu için açıkçası giderken herkesin kaçmış olduğuna dair iddialara bile girdik, ama pazara saat 4 gibi gitmiş olmamıza rağmen oldukça ilgi vardı diyebilirim.

Pazar'da ne var ne yok derseniz, süslü el yapımı saç aksesuarlarından, ikici el ayakkabılara, çantalara, antika fincanlardan tutun da plaklara, kitaplara kadar pek çok şey var. Masa kiralayıp satış yapan insanların ise hepsi çok çok şeker ve güleryüzlü.
Fiyatlar da gerçekten oldukça makul. Pazar alanının üstü kapalı olduğu için yağmur engelleyici bir unsur değil. Elinize çayınızı, kahvenizi alıp müzik eşliğinde güzel güzel gezebiliyorsunuz.
Sanırım ben de gelecek haftalarda bir masa kiralayacağım:)

Fotoğraf makinemi evde unuttuğum için maalesef yine fotoğraf yok

03 Aralık 2009 Perşembe

Feriköy'de Bir Pazar

Daha önce Pazar Panayırı'ndan bahsetmiştim hatırlarsanız, herkesin nasıl da hoşuna giden bir etkinlik olmuştu. Bu hafta pazar günü de (6 Aralık) Feriköy'de ikinci el ve ikinci el işi ürünlerin satılacağı bir pazar düzenlenecek ve isteyen herkes masa kiralayarak satış yapabilecek. Bu tür organizasyonlara bayılıyorum. Hem insanlar elden çıkarmak istediklerini satabiliyor, hem emekleri karşılık buluyor, böyle yetenekleri olmayan bizler için ise Etsy ayağımıza gelmiş oluyor:)
Bu arada artık sizin kullanmadığınız ama başkasının işine yarayabilecek eşyalarınıza da pazara götürüp Yerel Gündem 21 Derneği'ne bağışlayabilirsiniz. Masa kiralamak için yarın son gün ve masa kiralama ücreti 35 TL.

İlgilenenler ferikoydebirpazar@gmail.com adresine e-posta yollayabilirler.
Adres: Feriköy-Şişli (Feriköy Semt Pazar Alanı) Lale Şahin Sokak
10.00-18.00 saatleri arası

7 Kocalı Hürmüz'ün kostümleri GittiGidiyor'da!


Az önce 7 Kocalı Hürmüz filmini izledim. Film boyunca gözümüzün önündeki uçuş uçuş, rengarenk, fırfırlı, tüllü kostümler 8-15 Aralık tarihleri arasında gittigidiyor'da açık arttırma ile satılacakmış. Kostümleri satılacak isimler ise; Nurgül Yeşilçay (Hürmüz) Haluk Bilginer (Kuşçu Cebrail) Gülse Birsel (Safinaz) ve Memet Ali Alabora yani Doktor Hüsrev.

Kostümleri beğendik, tamam ama biz bunları alıp da ne yapacağız, evin içinde Hürmüzcülük mü oynayacağız demeyin:) Çünkü satıştan elde edilen gelir Mor Çatı Kadın Sığınma Vakfı'na bağışlanacak.

Ekonomik özgürlüğü olan kadınlar olarak, çoğumuz sürekli alışveriş yapıyor, yeni bir şeyler alıyoruz ve bir kadın olarak da sosyal sorumluluk almamız gerektiğinde, desteğimize ihtiyacı olan başka kadınlarla dayanışma içinde olmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu ülkede buna gerçekten çok çok ihtiyaç var.

Herkesi alacağı bir şeyden bir kereliğine feragat edip, bu kostümlerden almaya davet ediyorum. Hem o kadar emek verilip hazırlanan kostümler filmden sonra depolarda çürümez, hem güzel bir anı olur, hem de gerçekten çok önemli bir projeye destek vermiş oluruz. Belki böylece, böyle kampanyaların sayısı artar.

Unutmadan, kostümleri almak için açık arttırmaya katılmadan önce kredi kartı konfirmasyonu yaptırmayı unutmayın.
İyi alışverişler
:)

02 Aralık 2009 Çarşamba

Moda Gerçekten Galata'da

Galatamoda'nın tekrar gerçek evi olan Galata'ya dönmesi bence çok güzel bir haber.
Akaretler de çok şık ve iyi bir alışveriş lokasyonu olabilir ama Galata İstanbul'un en ve gerçek stil sahibi semti diye anılıyor artık biliyorsunuz.
Biz modaseverlerin en sevdiği festival bu kış 9-13 Aralık günleri arasında düzenlenecek. Hem tasarımcıların 2009-2010 Sonbahar-Kış koleksiyonlarını hem de Galatamoda için özel hazırladıkları uygun fiyatları koleksiyonları bulmak mümkün olacak. Galatamoda'nın en sevdiğim tarafı ise yeni ve yetenekli tasarımcılarla tanışabilmek ve onların yaptıklarını keşfedebilmek.
Erken yılbaşı alışverişi için harika bir fırsat:)

01 Aralık 2009 Salı

Gelmiş geçmiş


Gelmiş geçmiş en güzel ve zarif iki kadın aynı fotoğraf karesinde. Audrey Hepburn ve Grace Kelly

21 Mart 1959.

Fotoğraf: Allan Grant

Pembe Noel Ağacı


christmastree world

Yılbaşı'nda Noel ağacı süsleme geleneğimizi zaman zaman sorgulasam da ( dinle ilgisi yok sadece Noel ve Yılbaşı ayrımı yüzünden) her zaman ışıl ışıl süsler ve tatlı ağaçlar bu derin düşüncelerden ağır basıyor:)

Bu yıl bir yenilik yapalım ve yeşil ağaç yerine pembe ağaç süsleyelım dedim. Sanırım ben yaşlanınca pembe şeyler arasında yaşayan deli bir kadın olacağım.

Bu ağaçlar dışında, Habitat'da pleksi bir noel ağacı varmış. Benden başka 'kitch' seven varsa buyursun....

29 Kasım 2009 Pazar

Mikrodalga'da ısınan terlikler


Mikrodalga fırınlara karşıyım! Ama yaz, kış demeden sürekli elleri, ayakları soğuk gezen biri olarak bu buluşu çok tuttum:)

İçinde esans yağları da olan bu terlikleri mikroldaga fırında ısıtıyormuşsunuz, ve 3-4 saat boyunca sıcaklığını koruyormuş. İçindeki esanslı yağların yaydığı kokuların da terapi özelliği varmış. 6 farklı model, 5 farklı esans içeriği varmış.

Bilin bakalım ben en çok hangi modeli beğendim?:)
Fiyatı 49,90. Bence harika yılbaşı hediyesi olur!

(Yılbaşı gecesi bana 10 tane bu terliklerden gelirse ne iyi olur ama)

26 Kasım 2009 Perşembe

İstinye Park'ta ücretsiz kilitli dolaplar

Hem cam kubbesi, hem de ağaç gölgesi olan tek alışveriş merkezi İstinye Park, sadece evime yakın olduğu için değil ama, gerçekten benim en sevdiğim! Hemen hemen aradığımız herşeyi orada bulmak mümkün. Pazar yeri bile var daha ne olsun:)
Neyse uzatmayayım. İstinye Park yıllardır neden yapmıyorlar diye düşündüğüm bir şeyi hayata geçirerek bir kez daha puanları topladı. Artık ücretsiz kilitli dolaplar olacakmış ziyaretçiler için.

Yani özellikle kış aylarında kendimizden bile büyük, kocaman pufidik montları, elimizde yük olan her şeyi kilitli dolaplara bırakıp rahat rahat dolaşabileceğiz. Yaşasın ellere, kollara özgürlük! Alışveriş yaptıktan sonra sinemaya gireceksek de otoparka in, poşetleri bırak, tekrar yukarı çık dertlerine son

23 Kasım 2009 Pazartesi

Renkli Sadi Güran tişörtleri


Yaşasın! En sevdiğimiz ilüstratör Sadi Güran'ın birbirinden güzel tişörtlerinin renklileri de varmış artık. Marie Antoinette'ye bayıldım.

Let them eat cupcake!

:) fiyatı 28 lira


22 Kasım 2009 Pazar

Breton Chanel'den önce



Şu fotoğrafımı bulunca çok güldüm. Sorarım size Coco'dan neyim eksik? Benimki H&M tamam ama, önemli olan niyet. Şişman gösterir, kalın tutar demem. Giyerim enine çizgilerimi
:)
Ayrıca Audrey'den göğüs farkıyla öndeyim:))
hahaha
(blogu seviyesizleştirenler)

19 Kasım 2009 Perşembe

Çocuklardan uzak tutun

Louise Goldin'in Topshop için tasarladığı ayakkabılar göz çıkarır cinsten. H&M Jimmy Choo işbirliğine benzemez, giymesi de uğruna savaşması da cesaret ister!
:)

Sayılarla yaşayanlar vol.2

gamezebo

9836494: Bugün gördüğüm moda blogu sayısı

Ben galiba istifa edeceğim

:)

17 Kasım 2009 Salı

Puantiyeli Çoraplar

Puantiyeli çoraplar fena geliyor bu kış...
Topshop'ta var
:)

16 Kasım 2009 Pazartesi

Ayakkabı savaşları


İşte Jimmy Choo koleksiyonunun satılmaya başladığı anlardan itibaren H&M mağazasından bir görüntü.
Kadınlar gerçekten ayakkabı için neler yapmaz değil mi? Saatlerce kapının önünde sıra beklemeler, kapı açılınca hurraaa içeri koşuşturmalar, birbirini iteklemeler, bir ayakkabıyı denersin beğenmezsin sonra yanındaki kadın deneyince sinir olursun, o elinden bırakır bırakmaz kaparsın! Bir ayakkabının numarası yoksa heyecan içinde her yeri alt üst etmeler...
Sonra da bütün bunları yapan sen değilmişsin gibi o Jimmy Choo ayakkabılarla dünyanın en zarif kadını senmişsin edasıyla orda burda boy gösterirsin. Tabii bunları sadece Jimmy Choo ayakkabıların düşük fiyatlara satıldığı bir yerde yapabilirsin.
Ama ne olduğu, nerde satıldığı farketmez. Bu kadınsal içgüdüler her yerde kendini gösterir.
Yapmadık mı? Hepimiz yaptık:)
Fotoğraf: Vogue UK

15 Kasım 2009 Pazar

Dünya'ya pembe vizörden bakanlar


Amacı sadece "bakın benim neyim var " demek olan bir yazıyla daha karşı karşıyasınız sayın okuyucular. Eğer sinir olacaksınız, baştan söylüyorum okumayın!:)

Çok uzun zamandır Lomography'im olsun istiyordum. Hem de gerçekten çook uzun zamandır. Sanırım Lomo'lara olan ilgim dayımda görmemle başladı. Neyse, zaman içinde bu makinelerin de abartılmasına sinir olmaya başladım ama yine de ilgim azalmadı. Sonra İstanbul'da aslında 50 lira bile etmeyecek Lomo'ların orda burda artan ilgi üzerine 200 lira'lara filan satılmaya başlamasını protesto edip almamıştım.

Taa ki Urban Outfitters'da bu pembe fisheye Lomo'yu görene dek. Zaten ben sadece pembe diye Bauhaus'da strafor istiyorum diye tutturmuş bi insanım. Bunu görünce kalbim hızlı hızlı atmaya başladı, ne yapacağımı şaşırdım vallahi:)

Neyse, nitekim aldım tabii... Hem de 50$'a, yine de çok biliyorum, ama bence beklediğime değdi. Şimdi Lomo kurallarına uyarak gittiğim her yere onu da götürüyorum. Elimde pembe Lomo'yu gören arkadaşlarımdan aldığım yorumlar da çok komik;

" Yolda yürürken bunu yerde görsem, kesin Ayşim düşürmüştür diye sana getiririm" dedi Duygu. Can da tabii renginin gözlerini kör ettiğini söyledi. :)
Lomo kurallarını biliyorsunuz çoğunuz eminim:) Ama yine de yazalım

- Lomo'yu gittiğiniz her yere taşıyın.
-Her an kullanın, gündüz ya da gece
-Hayatınızın bir parçasıdır.
-Bel hizasında fotoğraf çekin.
-Neyin fotoğrafığını çekiyor olduğunuzu biliyor olmak zorunda değilsiniz.
Kısaca, bütün fotoğrafçılık kurallarını boşverin:)